Tuesday, December 25, 2012

Kitap: Seray Şahiner - Gelin Başı / Hanımların Dikkatine


Seray Şahiner neredeyse yaşıtım. Bu nedenle yazdıklarını okurken kendime yakın bir bakış açısı bulacağımı ve hikayeyi daha iyi anlayacağımı düşünmüştüm. Bir anlamda haklı çıktım. 


İki kitaptaki öykülerde de "kadınlar" başrolde:
İlk kitap Gelin Başı 2007'de yayımlanmış. Alevi kadınlar, konfeksiyon işçisi kadınlar, dedikoducu mahalle sakini kadınlar, flört peşindeki genç kadınlar gibi çeşitli sıfatları olan kadınları içeriyor. Bu kitabı çok beğendim. Öykülerin eleştiren ve sorgulayan bir bakış açısı olduğunu düşündüm. Çoğu zaman da gülümsetiyorlardı. 23 yaşında bir yazarın bu öyküleri yazması beni heveslendirdi, mutlu etti.


İkinci kitap Hanımların Dikkatine, 2011'de yayımlanmış, 2012 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü almış. İlginçtir ki bu kitaptaki kadınlar benim daha iyi anlayabileceğim türde olmalarına rağmen, bana daha itici geldiler. - Daha iyi anlamamın nedeni: 25 yaş üstü, İstanbul'lu, çalışan, aşk/ilişki yaşayan veya yaşamaya çalışan kadınlar; benim ve arkadaşlarımın dahil olduğu tür- 

İyi tanımadığından mı, ilgisini çekmediğinden mi bilmiyorum, yazar erkekleri pek anlatmıyor. Fakat öykülere bakılınca erkekler ve erkeklerle ilişkiler umutsuzluk verici. Hatta sinir bozucu. İlk öykülerde karşımıza çıkan hoş saptamalar, son öykülere doğru "Kadın dedikodusunun edebi yönü daha güçlü versiyonu" olmaya başlıyor. Öyküler birbirleriyle bağlantılı ki bu iyi bir fikir, fakat gittikçe tempo düşüyor. Özellikle son öyküde gereksiz yere uzayan diyaloglar var, bence. Evet, yine güldüğüm yerler de oldu tabii, ancak biraz zorlama da gelmedi değil... 

Yine de kadın dünyasındaki sohbetleri tam da benim hissettiğim biçimiyle sunabilen bir "benim jenerasyonumdan" kadın yazar, iyi geldi. Belki etrafımda çok dinledim bu şehirli, mutsuz, aşık kadın hikayelerini ve o yüzden iticiydi, emin değilim. Belki de küfürlü her diyaloğu zorlama espiri olarak görmeye kararlıyım... Son teorim ise (bu daha akla yakın) ben içinde toplum sorunu olan, özelden genele uzanan öyküleri daha çok seviyorum. Aşk öykülerini de seviyorum tabii, ancak "kadın dünyası" ve "erkek dünyası" şeklinde genelleştirilenleri sevemiyorum. Bana göre, aşk ve ikili ilişkiler daha bireysel anlatılmalı. Şehirli insanların genel sorunları ve "genelde aldıkları tavırlar" var, ama bunlarla ilgili bu öykülerin sunduğu teoriler yeni sayılmaz. 

2 comments:

  1. Keyifle okudum yorumunu sevgili maledisant :)
    Akran'ımız olan 'kadın' olan birinin kitaplarını okumak iyi gelmiş olmalı gerçekten de, meraklandım şimdi.

    ReplyDelete
  2. Hanımların dikkatine benim alınacaklar listemde. Yorumunuzu okuduğum iyi oldu.

    Sevgiler.

    ReplyDelete